ÜSUZEM (Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi) - Hakkında

AMAÇLARI:

ÜSUZEM’in amacı, Uzaktan Eğitim alanında zaman içerisinde ortaya çıkan ihtiyaç ve gelişmeleri takip ederek internet tabanlı öğretimde sunulan ders içeriklerini ve programı güncel ve dinamik bir yapıda oluşturarak rekabetçi, yenilikçi, araştırmalara açık bir merkez olmaktır.

Merkez, bu misyonu gerçekleştirmek üzere; internet tabanlı öğretimde dünya standartlarına uygun ders içerikleri sunan ve sağlayan, uzaktan eğitim alanında rekabetçi ortam oluşturan ve bu ortamda orta, uzun vadeli planları ile liderlik yapabilen, İnternet tabanlı öğretim ortamında güncel teknolojileri kullanan, sunulan ders içeriklerini dinamik bir yapıda hazırlayan bir uzaktan eğitim merkezi olma misyonunu taşımaktadır.

Uzaktan Eğitim Nedir?
Uzaktan Öğretim, fiziksel olarak öğrencilerin bulundukları yerlerde olmasını gerektirmeksizin, teknolojinin olanaklarından faydalanarak, öğrenci ve öğretmenlerin bir sanal dershane ortamında bir araya getirildikleri, planlı bir öğretim şeklidir.

Uzaktan Öğretimin Tarihçesi
Tarihsel gelişimi itibarıyla çeşitli aşamalardan geçerek bugünkü durumuna gelen uzaktan öğretim sistemleri XX. yüzyılın son çeyreğinde Avrupa'nın hemen her tarafına yayılmıştır. Birbirini takip eden 4 evrenin tamamlanması ile günümüze kadar değişik şekillerde uygulanan uzaktan eğitim çalışmaları 200 yıldan daha eski yıllara kadar uzanmaktadır. Örneğin, 1728 yılında Boston Gazetesi'nde mektup ile stenografi dersleri verildiğine ilişkin reklamlar bulunmuştur. 1890'lı yıllarda Avustralya'daki Queensland Üniversitesi kampus dışına açık bir eğitim programı yürütmüştür. "Posta ile eğitim" ile temelleri atılan uzaktan eğitim, radyonun icadı ve yaygınlaşması ile yerini "çoklu ortam modeli" evresine bırakmıştır. Televizyon ve iletişim araçlarının gelişmesi "tele öğrenme modeli"ne geçişi sağlamıştır. Son aşamada web tabanlı platformların da kullanımı ile birlikte son evre olan "esnek öğrenme modeli" günümüzdeki uygulamalara esas oluşturmaktadır.
Burada iki önemli noktadan bahsetmek gerekir. Birincisi, uzaktan öğretim, örgün öğretim yanında başvurulan ikinci sınıf bir öğretim değildir. Uygulamalarda, özel olarak hazırlanmış ders kitapları, televizyon, radyo ve bilgisayar programları kullanılır. En yeni ölçme ve değerlendirme metotları kullanılır. Böyle bir sistem çok modern bir donanıma sahiptir. İkincisi, uzaktan öğretim fakir ülkelerin başvurduğu bir öğretim şekli değildir bu sistemi öncelikle dünyanın en zengin ve sanayileşmiş ülkeleri uygulamaktadır.

Dünyada Uzaktan Öğretim Uygulamaları
İletişim teknolojilerinde görülen hızlı gelişmeler dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunan ülkelerin öğretim sistemlerini etkilemiştir. Bu teknoloji-öğretim etkileşimi ile, bu ülkelerin öğretim sistemlerinde uzaktan öğretime doğru bir yönelme olmuştur.
İngiltere, yükseköğretim alanında "Açık Üniversite"yi kuran ilk ülkedir. Japonya' da 1948'de öğretim yasası çerçevesinde askerlere ve yarı zamanlı okullara devam edemeyen veya okuldan uzakta bulunanlara öğretim olanaklarını sağlamak üzere geliştirilen uzaktan öğretim sistemi; orta, lise ve yükseköğretim kademelerini kapsamı içine almıştır. ABD, açık öğretim yapan üniversiteler kurmuştur. Pennsylvania ve South Carolina Üniversiteleri bunların başında sayılabilir. Bu üniversiteler televizyon ve bilgisayar sistemleri ile öğrencilerin evlerine kadar ulaşarak, gerektiğinde danışman öğretim üyeleri ile öğrenciler arasında bu yolla danışmanlık hizmeti sağlayabilmektedir. Kanada da, ABD'de olduğu gibi, bu alanda televizyondan geniş ölçüde yararlanmaktadır. Hindistan’da, uydu ile televizyon öğrenimi yaygın biçimde kullanılmaktadır. İsrail "Every Man's University" ismindeki televizyon kitaplarını geliştirmiştir. İtalyan Radyo ve Televizyon Kurumu "tele Scoula" projesini başarı ile gerçekleştirmiştir.

Türkiye'deki Uygulamalar
1927 -1960 yılları arasında uzaktan eğitim alanında tartışma ve öneriler uzaktan eğitimin ortaya çıkma evresini oluşturmaktadır. Bu yıllarda okuma yazmanın haberleşme yolu ile yaygınlaştırılması amaçlanmıştır. 1933-34 yıllarında mektupla öğretim kurslarının düzenlenmesi düşüncesi; 1950 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü çalışmaları; 1960 yılında orta dereceli meslek okulu mezunlarına üniversite olanağı sağlamak amacıyla mektupla öğretim yönteminin bu yıllarda dikkat çeken uygulamalarıdır.
1961 yılında MEB  tarafından Mektupla Öğretim Merkezi kurularak öğretime başlamış, bu çalışmalar 1966 yılında Genel Müdürlük  düzeyinde  örgütlenerek sistem  örgün ve yaygın eğitim alanında yaygınlaşmıştır.
1974 yılında Mektupla Yüksek Öğretim Merkezi kurulmuştur. Bu girişim yerini daha sonra Yaygın Yüksek Öğretim Kurumuna bırakmıştır. Ancak, bu girişim de başarılı olamamıştır. 1983 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasası ile Anadolu Üniversitesi bünyesinde bir Açık Öğretim Fakültesi  açılmıştır. Bu fakülte,  uzaktan eğitim konusunda  öğretim, araştırma, yayın hizmetleri vermektedir.
1980 ve 1990'lı yıllarda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak hizmet veren Okul Radyosu ve TV  Okulu örgün eğitimi desteklerken, isteyen herkese yaygın eğitim olanağı sağlamıştır.
MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde çağ nüfusu dışında kalan bireylere uzaktan eğitim veren kurumlar ise;1992 yılında kurulan ve orta öğrenim diploması veren Açık Öğretim Lisesi, 1997’de kurulup, 1998'de öğretime başlayan ve 6., 7. ve 8. yılların öğretimini sunarak ilköğretim diploması veren Açık İlköğretim Okulu ve elektrik tesisatçılığı sertifikası veren Mesleki ve Teknik Açık Öğretim Okuludur.

Uzaktan Eğitimin Türkiye İçin Önemi
Türkiye'nin sosyal ve ekonomik yapısı göz önüne alındığında; özellikle kırsal kesimlerdeki öğrencilere eğitim olanağının götürülebilmesine olanak veren uzaktan eğitim, fırsat eşitliğini sağlayabilmek adına büyük önem arz etmektedir.

  • Öğretim üyesi kadrosu yetersizliği nedeniyle açılamayan derslerin, internet üzerinden verilmesini sağlamak, konusunda uzman öğretim üyelerinin bilgisinden farklı üniversite öğrencilerinin yararlandırılması,
  • Avrupa ülkeleri arasında en genç nüfusa sahip ve nüfus artış hızı en yüksek olan ülke Türkiye'dir. Bu genç nüfus her düzeyde iyi eğitilebildiği takdirde gelecek için büyük bir potansiyel, aksi takdirde ise büyük bir sorun kaynağı olacaktır. Bu nedenle eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artırmak gerekir,
  • Türkiye'de her düzeydeki eğitim kadroları sayı ve nitelik bakımından yetersizdir. Öğretim kadrolarının yetişmesinin uzun zaman aldığı bir gerçektir,
  • Uzaktan eğitimi Türkiye için önemli kılan diğer bir boyut ise, yaşam boyu eğitim felsefesinin yayılmasıdır,

Uzaktan Öğretimin Kurumsal İlkeleri

Genel 
Öğretim sektöründe, her geçen gün öğretilmesi ve öğrenilmesi gereken bilgilerin miktarı artmakta, buna karşılık, öğretime ayrılan kaynaklar azalmaktadır. Yani, daha fazla öğretim masrafı, daha az bütçelerle karşılanmak durumundadır. Uzaktan öğretim, bu sorunu aşmak için üzerine çalışılması gereken bir öğretim yöntemidir. Kullanılan yöntemler ne olursa olsun, uzaktan öğretimin hiç değişmeyen boyutu mesafedir. Uzaktan öğretimin işlevi de mesafe boyutunu ortadan kaldırmak ya da minimuma indirmektir. Bu işlevi gerçekleştirmek için teknolojinin sağladığı olanaklardan faydalanılır.

Dersin İşlenişi
Uzaktan öğretim için seçilen yöntem, dersin içeriğine ve hedef kitleye bağlı olarak farklılık arz eder. Bir uzaktan öğretim yöntemi bir ders için uygun olabilirken başka bir ders için de başka bir uzaktan öğretim yöntemi uygun olabilir. Her ders uzaktan öğretim yöntemi ile verilemez. Derslerin uzaktan öğretim ile verilip verilmeyeceğinin kararı o dersin uzmanı olan öğretim elemanları ve öğretim teknolojileri uzmanlarının ortaklaşa yapacağı çalışmalar sonucunda verilmelidir. Uzaktan öğretim ile verilebileceğine karar verilen bir dersin içeriği, klasik dershane ortamında verilen içerikten farklılıklar gösterebilir. Uzaktan öğretim ile verilebileceğine karar verilen her bir dersin fayda/maliyet analizleri ile yapılmalıdır. Bir dersin uzaktan öğretim ile verilmesinin sağlamış olduğu fayda, sarf edilen mali kaynaklara oranlanarak, klasik öğretimin fayda/maliyet oranı ile karşılaştırıldığında, büyük bir maliyet artışı söz konusu ise, bu dersin uzaktan öğretim ile verilmesi ertelenerek teknolojinin gelecekte getireceği ucuzlamalara ve gelişmelere paralel olarak yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Öğrenci Açısından Uzaktan Eğitim 
Öğrencilerin öğrenim ihtiyaçlarının karşılanması, her etkili uzaktan öğretim programının değerlendirilmesinde önemli bir göstergedir. Öğrencilerin uzaktan öğretime ve dersin uzaktan öğretim ile verilmesine bakış açısı farklılıklar arz eder. Bazı öğrenciler kolaylıkla uzaktan öğretim ile derslerin verilmesine uyum sağlarken bazıları da bir türlü uyum sağlayamayabilirler. Öğrencilerin öğretmenleri ile olan fiziksel yakınlığı, uzaktan öğretimde, klasik öğretime kıyasla oldukça fazla olacağı için, özellikle öğretmen merkezli öğretime alıştırılmış öğrencilerde olumsuz gelişmelere sebep olabilir. Uzaktan öğretim öğrencileri kendi başlarına çalışabilme ve derste daha fazla aktif olma becerilerini kazanmaları açısından faydalı sonuçlar üretebilir. Uzaktan öğretim için kullanılan teknolojilere öğrencilerin aşinalığı öğrencileri verilen dersleri başarılı bir şekilde almaları açısından çok önemli bir faktördür. Bir ders için uygun olmayan bir uzaktan öğretim yönteminin kullanılması, öğrenciler üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir ve öğrencilerin öğrenme ilgi ve motivasyonunu önemli ölçüde düşürür. Öğrencilerin, uzaktan öğretimin uygun kullanıldığı takdirde, en az klasik öğretim kadar faydalı olacağı konusunda eğitilmeleri ve ikna edilmeleri, uzaktan öğretimin başarısı açısından önemlidir.

Öğretim Elemanı Açısından Uzaktan Eğitim 
Öğrencilerde olduğu gibi, öğretim elemanlarının da uzaktan öğretimin uygun kullanıldığında, en az klasik öğretim kadar faydalı olacağı eğitilmeleri ve ikna edilmeleri, uzaktan öğretimin başarısı açısından önemlidir. Öğretim elemanları, derslerinin uzaktan öğretim ile verilip verilmeyeceği konusundaki kararın verilmesinde önemlidir. Bir dersin uzaktan öğretim ile verilip verilmeyeceğine karar vermeden önce, öğretmenlerin uzaktan öğretim teknolojilerine ve gerçek hayattaki uygulamalarına aşina edilmeleri gerekmektedir. Öğretmenlerin, bir dersi klasik dershane ortamında vermek ile uzaktan öğretim ile vermek arasında farklılıklar olduğunun bilincinde olması gerekir. Uzaktan öğretim için seçilen bir dersin içeriklerinin neler olacağının saptanması, öğretmenlerin görevidir. Ancak bu içeriklerin uzaktan öğretim ile verilebilecek hale getirilmesi görevi, öğretim elemanı ve ders içeriği geliştirme uzmanlarında aittir.

Plan ve Program Yönü 
Derslerin uzaktan öğretim ile verilecek şekilde planlanması, klasik öğretime göre farklı bir işlemdir. Ders plan ve programcıları, derslerin yerlerini, zamanlarını, katılacak öğrencileri ve uzaktan öğretim araçlarını daha detaylı olarak planlamak zorundadırlar.

Uzaktan Öğretimin Amaçları

  • Daha fazla kitleye erişim sağlamak,
  • Fiziksel uzaklık boyutunu öğretim sürecinden kaldırmak,
  • Öğretim maliyetlerini düşürmek,
  • Öğretim verilmesi düşünülen hedef kitleye daha hızlı erişebilmek,
  • Öğretim sürecini hızlandırmak,
  • Öğrencileri öğrenme sürecinde daha fazla aktif hale getirmek,
  • Öğrenme fırsatlarını ve alternatiflerini artırmak.

 Uzaktan Öğretimin Avantajları

  • Artan öğretim fırsatları,
  • Farklı farklı coğrafik konumlarda daha fazla kişiye ulaşması gereken öğretimin zamanında verilmesi,
  • Çok farklı yerlerde olabilen konu uzmanları gerçek zamanda erişim,
  • Öğretim ortam ve metotlarında artan esneklik,
  • Öğretim elemanı ve öğretim ortam kaynaklarının paylaşımındaki artış,
  • Öğrencinin çalıştığı yerde eğitilmesinin sağlanması ile artan üretkenlik,
  • Öğrenci yolculukları ve masraflarında azalma,
  • Öğretim ortamı ile gerçek çalışma ortamı arasındaki farklılığının azalması,
  • Öğretim masraflarında önemli ölçüde azalma,
  • Öğrencilerin derslere erişimini kolaylaştırma,
  • Bilgiye erişimin hızlanması ve kolaylaşması,
  • Öğretim materyallerinin dağıtımının hızlanması